13 Kasım 2008 Perşembe

Sevmek

Birkaç haftadır her kanalda gösterilen, tüm dünyaya aktarılan bazı gerçekler anne olarak beni de tüm kadınlar gibi etkiledi.
Ben de bir eğitimci olarak değil de olaylara anne gözüyle bakıyorum ve içimin yanmasının yanı sıra çok utanç içinde de kalıyorum.
İnsanoğlunun garip bir bakış açısı ve algılama şekli, yaşayışının eğitiminin getirdiği olaylara tepki vermesi vardır.
Ben ise sadece her gün kendi çocuğuma daha fazla sarılarak, onu severek, ona daha sakin ve anlayışlı davranarak, dışarıda kötü davranışları yaşayan normal ya da zihinsel engelli çocuklara yapamadığım aktaramadığım tüm sevgimi kendi kızıma aktarıyorum.
Gün gelirde büyüdüğünde insan sevgisi ile dolu olabilmesi için. Her kurum ve her aile kendi içinde yetiştirdiği gelecek nesillere insan sevgisi ve güveni verse hayatımız daha güzele gider diye ümit ediyorum.
Olaylara eğitimci gözümle baktığımda ise olaylara yabancı kalmak bu nüfuslu memlekette çok kolay olduğunu, her gün yaşanan kötü olaylarla insanlarımızın daha kolay gözlerinin önündekini görmeleriyle ve unutma hızlarının arttığını söyleyebilirim.
Zihinsel engeli olan bir bireye yaklaşımımızda bizi saran acıma duygusundan kurtulup yerini sevgiye bırakmadığımız sürece, ne kadar adım atılırsa ilerleme kaydedilmesi bence zor. Eğitimcilerin ellerinde sihirli değnek olmadığı unutulmamalı. Annelerin babaların çocuklarını devlete emanet etmeleri kendi ve çocuklarının sağlık, maddi, vs. sebeplerden olsa da onları da anlamak gerekir.
Çalışanların alt üst ilişkileri, araya giren mevkilerle ne yazık ki aşılabilecek sorunları bile aşılamayacak şekillere dönüştürüldüğünü ve sonrasında da olayları kapak altı etmenin de ne kadar kolaylaştırabileceği gözlerimizin önünde yaşanıyor.
Bakım evindeki zihinsel engelli bir kızın tecavüze uğraması, hamile kalması, kendisinin başka çocuğunun başka kurumlara verilmesi de bence bunlardan sadece bir örnek.
Yaşanan her olayın tecavüzler, cinayetler, kazalar, cinnetler, vs. önemi çok büyük bence. Bizim yetiştirilişimizde her faktörün zenginlik, fakirlik, okumuşluğumuz, okumamışlığımız etkili olmasının yanında, sevgi ve güvenin eksikliğini ne olursak olalım hiçbir şey doldurmaz.
Sabrınız için teşekkür ederim.

1 yorum:

Ayca dedi ki...

Asıl biz teşekkür ederiz. Farklı bir bakış açısı, kolay ve akıcı bir yazım tarzı...
Gayet başarılı ve anlatılmak isteneni karmaşık yollara başvurmadan ifade edebilmek...
İşte güzellik burada...