24 Kasım 2008 Pazartesi

Klasik haftasonumuz


Hafta sonlarımız oldukça klasiktir. Cumartesi günleri kızım babaannesi ve meannesine gider, babası ile öğleden sonralarını bana ve anneme dinlenme zamanı olarak bırakırlar. Ne dinlenme ama ben hemen evi temizlemeye başlarım. Hergün ev süprülse bile evde bir küçük hanım ile evin kızı pamuk hanım olunca, evin baştan asağı elden geçmesi kaçınılmaz oluyor.
Hafta sonunun ikinci günü olan Pazar günleri ise ben, kızım ve babası hep beraber babaannesi ve meannesini almaya gideriz. Programlamam da ne varsa, ogün yemek bizde tam aile olarak yenir.
Aslında telefon görüşmemizde birşeyler almadan evde ne varsa, allah ne verdiyse yiyelim diye konuştuk ama, benim kızım hemen hatırlattı bana haftaiçi dediğim şeyi. ‘Anne hani balık alacaktın, ben babaannemle yiyecektim.’ Tabi ben hemen kızıma verdiğim sözde durmak için balık almak için cumartesi onlarla çıktım.
Hamsi ve barbun aldım. Hamsi ayıklamayı öğrenmiştim ama barbunlar konusunda gerekli bilgiyi balıkçıdan aldım. ‘Önce dedi, pullarını bir bıçakla şöyle bir kazıyacaksın.’
İyi hadi bakalım o işi hemen çözdüm ama gerisini temizlerken birkaç tanesinin kafasını gözünü hallettim. Elim alışıncada gerisi kolay oldu. Bu işleri Cumartesi gününde evde kızım yokken halletmek, Pazar günün kolay geçmesi için bulduğum ‘belki çoğu ev hanımından biraz geç bulmuşumdur’ çözüm yolum.
Eşim fazla kalabalık masalardan pek hoşlanmadığı için bende ona uygun masa hazırlamakta biraz ustalaştım.
Yağda kızartarak hazırladığım hamsi ve barbun kızartmalarının yanına, soğan kızartarak ve patates salatası hazırlayarak sofra düzenlememi bitirdim.
İşin komik yanı ondan sonra benim için. Masada kızımın yanında yer alıp. Kızarmış hamsilerin kuyruklarının yanında kendilerini de (yani ayıkladığım balıkları) yemesini sağlar iken bir yandan servis yapıp, bir yandan da balıklara elini süremeyen eşimede balık ayıklayarak ve ikram ederek akşamın koşuşturmasını ve iyi sonlanmasını sağlamak klasiğimdir. Elimden geldğince ve becerebildiğim kadarı ile tabi.
Genelde eşim mutlu olur, heleki karnını güzelce doyurduysa.


Pamuk nerde diye sorarsanız cevabım kolay. Cumartesi den balığa doyduğu için Pazar akşamı yemekte bizi bizle bırakmayı tercih etti. Tabi babamızın verdiği yemeklerlede kandince ziyafetini çektikten sonra.

1 yorum:

Ayça dedi ki...

Ohh, en çok Pamuk Hanım sevinmiştir bu işe...
Var ya şu Pamuk Hanım'a alınan mamalar, özenler bana gösterilseydi bende kedi olmak isterdim:)))
Ama hiç bir kedi Mercan'ın yerini tutamaz...
Mercanı anlatsana hayatım ya...