16 Kasım 2008 Pazar

Kızımın bebekliğinden beri uykuya geçişi hiç kolay olmamıştır. Uyduğu zaman hemen ben de dinlenme moduna geçerdim. Hala uyuyunca ben dinlenmeye başlıyorum yada onunla uykuya dalıyorum.
Bebekken onu uyutmak için en çok meannesinden yardım alırdık. Daha sonraları ise pusetinde sallayarak, gezdirerek uyutmaya çalışırdık. Malum tatlı cadı olmanın birinci kuralı evde seninle ilgilenen herkesi aynı anda oyalayabilmektir. Helede uyumayı sevmiyorsan ve uyumamak için anneden babaya, babadan meanneye, ondan babaanneye geçerek uykuyu satmak onun için çok kolay olmuştur

Neyse daha sonraları kızım uyumadıkça bizde çeşitlilik arttırdık. Kucakta gezmelere, kucakta dans etmeler, arabayla gezmeler. Büyüdükçe uyuması biraz rahatlamaya başladı. Önce uyku saatlerini belirlemek benim için başlıca görev oldu. Ortamı da ayarlamak lazım. Önce ev kalabalıksa ya biz saklanacağız yada onlar. Neden mi çok basit evde tık duysa uyumadan önce, hemen vesile uyku dağıtmaya. Bide alışkanlıklar önemli. Evde anne ve anneanne ile basit bir uyku düzenine alışmış. Daha sonraları havaların güzel olmasından faydalanıp açık havada uyumaya geçiş, ve son olarak yatak ta uykuya geçmek için kitaplar. Bebekken de anlasalar ya kitaptan anneler için daha kolay olurdu

Şimdi de en az 2 kitap okumadan, masal anlatmadan uyumuyor. Daha 3.5 yaşında ve bende alışmışım, onsuz ilerde ben nasıl uyuyacağım bilmiyorum.


İşte kızımın uyuduğunda ne tatlı olduğunun ispatı. Yaramazlığı uykusunda da devam ediyor…




1 yorum:

Ayça dedi ki...

Hadi hadi itiraf et, o masal kitaplarını sen kendin için okuyorsun dimi:)))
Ama yazının şurası harikaydı: Onsuz ileride ben nasıl uyuyacağım bilmiyorum...
Seni çok seviyorum ben...
Canımsın