25 Kasım 2008 Salı

MERCAN ım Bölüm 1

Arkadaşım, arkadaşım, kardeşim Ayçam benim, sen istersinde ben anlatmazmıyım MERCAN ımı.
Ayvalıkta yazlığımızda ben bir küçücük çocuk iken, bir yaz öğlenine doğru sağa sola koşturuken, arka bahçemizden ‘Banuuu’ diye seslenen rahmetli hakim amcamızı duydum.
Ah rahmetli hakim amcam benim. Ailemizin en can alıcı ferdiyele beni tanıştırması, onu hep rahmetle anma vesilemdir.
Dediki (o zamanlar heryer sazlık, bahçe çitimizin yanında da bir at arabası durmakta) ‘şurda tekerleğin altına bir kedi yavrusu girdi. At kıpırdamadan al onu.’
Aile kedi sever olunca, oda görevi evin en küçüğü bana teslim etti. Ve ben bir koşu aldım ve evin içine çığlıkla koştum. Rahmetli babaannem ile anlaştığımız tek konu olan kediler, hemen bana bakmasına vesile oldu. Bir elime sığan ki o zaman çocuğum, siyah-beyaz beşiktaş kostümü ile abimin gözdesi haline gelen, sağ köpek dişi babaannemin tahminince çekirge yemeye çalışırken kırılmış, belkide ben almadan at kıpırdadı da arkasına bağlı olan araba hareket etti bilinmeyen bir sebepten kuyruğunun ucu kırılmış, küçük ama bakışları insanın içini ısıtan yeşil gözlere sahip minik kediyi hepimiz anında ama tam anında çok sevdik. Annem bile hiçbir kediyle bağ kurmamasına rağmen ona bağlandıki sevimliliği inanılmaz. Evde olan herkes ve tabii rahmetli halamın ve kuzenimin aile bireyi olan rahmetli Zeytinimiz bile sevdi minik kediyi. İsim koyma işinde babaannem MERCAN dedi ve hey bir kedimiz oldu.
Hemen su içirdik ve ekmek içini şekerli çayla ıslatıp içinede bolca peynir koyup yedirdiğimizde karnının şişmesiyle, küp bir kedi haline geldi. O hali hepimizi çok güldürdü ve hepimiz ona daha çok bağlandık. Bende tabi akşamları kendime güzel ve tatlı bir yatak arkadaşı bulmuş oldum.
Zeytin ona gerekli tuvalet eğitimini hemen verdi, onu tatlı tatlı yalayarak temizledi. Kendisini mercanın annesi gibi görüp yakaladığı kuş, fare, çekirge vs ne varsa bizim dışımızda da besleyerek büyümesinde toparlanmasında bizim kadar emek sarf etti. Tabi biz bunu günlük ev temizliğimizde perdenin arkasından çıkan kalıntılardan anlayabiliyorduk. Bu yapay anneliği sevmeside öyle çok etkili oldu ki, bizim orda sürekli gezen bembeyaz bir erkek kediden ankaraya döndüğümüzde 3 beyaz 1 simsiyah toplam 4 yavru sahibi olarak gerçek anne olmasını sağladı. Halamların da ailesi daha bir genişledi.
Rahmetli Babam 15 günde bir yanımıza geldiği için o yokken iyiydik, ama gelince mercan dışarda yatmaya başladı. Ama ikinci gece babam bile dayanamadı ve onu içeri aldı. Sorulduğunda cevabı basitti. Akşamları dış tele tırmanarak kapı üstündeki camdan içeri bakarak ağlaması değilde, geceleri tırmanarak yırttığı teli kurtarmak içinmiş. Heyhey oda bizi kandıracak. Mercan babam öldüğünde benim vazgeçilmez destekçimdi.
Ee maceraların devamını da sonra yazarım. Resmini bilgisayara yüklettiriyim. Onunla büyümemizi de sonra yazarım. 19 sene kolay anlatılmaz.
Sevgilerle

2 yorum:

Ayça dedi ki...

Sabah sabah amma duygulandım ya...
Bu Mercan benim hayatımda da ne kadar büyük yer kaplamış da haberim yokmuş...

SMİLENA dedi ki...

ne güzel anlatmışsın canım.geçmişimiz olmasaydı biz de olmazdık.keşke sevdiklerimiz de hep yanımızda olsa...