18 Kasım 2008 Salı

Günlük ev halimiz...


Yaramazlıklara geçen bir gününde kızıma yetişmek benim için gün geçtikçe zor oluyor.
Eve alınan tuvalet kağıtlarını kaydırak haline getirdiği sandelyeden kaydırması, sonrada kocaman kopardığı bir parçayı arkasından sürükleyerek sağa ve sola dağıtmaları. Sonrada gelip sana da yapmamı istermisin sorusuna nasıl cevap verilir. Tabiki isterim diyerek.
Sonra sırada anneannesi var tabi onada şöyle sesleniyor: sana da oldu anneannane..al bakalım
Peki ben ne zaman evi toplamayalım. Acaba resim defterini yerine kaldırsam fark edermi diye düşünmekten vazgeçmeliyimiyim. Peki ya ağlayan bebeği Ayşemizi? Tam ben kaldırırken fark eder de canı ya makyaj yapmak isterse diye makyaj çantasını nereye koymalıyım.
Allahım tüm bunlar için biz ona güzel bir oda hazırlamamışmıydık. Biryerlerde odayı karantinaya aldıkta ben mi unuttum. Babası her akşam eve geldiğinde, eğer kızımla bende uyumamışsam ‘bana bu evde sadece odasını dağıtacak demiştin’ demesin diye koşuşturmak hergün ki alıştırmam halini aldı.
Benim için bir alıştırma turuda günlük yemek heyecanı. Acaba bugün ne yapsam tüm ev kadınlarının kabusudur sanırım. Nede olsa klasik kabızlık sorunu olan biri olan kızım için zeytinyağlı, sebzeli ve doyurucu menüler ortaya çıkarmak lazım.
Sonuç ta o benim biricik kızım, aşkım, bağımlılığım. Önce 3 yaşında daha küçük diyerek kreşe veremeyen ben değilmiydim. 3.5 yaşında da babası onun küçük, savunmasız ve korkak olduğunu söyleyerek bir sene daha evde kalmasını istememişmiydi.
Bakalım kreş çağı bitipte okul çağı geldiğinde ne gibi bahaneler üreteceğiz.

‘Beni yalnız bıraktın buraya geldin. Beni yalnız bıraktın. Beni yalnız bıraaktıınnn. BENİ YALNIZ BIRAAKTIIINNNN’
Tamam geliyoooruuummm……

1 yorum:

Ayça dedi ki...

:))) Ben size söyledimmmmmmm:)))
Bu kız var ya o minnacıcık işaret parmağında oynatıyor siziiii:)))
Hihihihi daha durun bunlar iyi günleriniz:)))
Devam benim kuzucummm devam et sen, canlarına oku bunların:)))
Üff iğrendim kendimden, ben ne biçim teyzeyim yaaaa:)))